Metin, Halid Özkul'un Kasım 1992 tarihli "Yeni Dünya Düzeni" adlı kitabından alıntılar sunmaktadır. Bu çalışma, emperyalizm, sömürgecilik ve kapitalizmin gelişimini tarihsel bir perspektiften incelerken, aynı zamanda Marksist-Leninist teorilere atıfta bulunmaktadır. Yazar, geleneksel sömürgecilikten modern ve uygar sömürgeciliğe geçişi ele almakta, yeni dünya düzeni kavramını sorgulamakta ve proletarya ile emekçi sınıfların bu süreçteki rolünü tartışmaktadır. Kitap, sosyalist bir devrim ve yeni bir toplumsal örgütlenme biçimi (Birimkentler, Kırkentler, Bilimkentler gibi) için stratejiler ve taktikler önermektedir. Yazar, Siyasal-Kültür, Öz-Savunma ve Öz-İletişim gibi kavramlar üzerinden emekçilerin bilinçlenmesi ve örgütlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Metin, sömürgeciliğin tarihsel evrimini antik dönemlerden modern emperyalizme ve "uygar sömürgeciliğe" kadar detaylı bir şekilde analiz etmektedir. Yazar, bu tarihsel süreci Materyalist Poliyalektik adı verilen kendi felsefi yaklaşımıyla yorumlayarak, üretim güçleri ve ilişkilerinin devrimci dönüşümlerini vurgular. Kitabın ana amacı, mevcut küresel düzeni, özellikle "Yeni Dünya Düzeni" adı altında dayatılan "Sosyal" Emperyalizm ve "Uygar" Sömürgecilik kavramlarını eleştirel bir Marksist perspektifle değerlendirmek ve emekçi sınıfların özgürleşmesi için "Devrimci Emek Kurultayı" gibi alternatif örgütlenme modelleri ile "Birimkentler", "Kırkentler" ve "Bilimkentler" gibi öz-yönetimci yaşam alanları önermektir. Metin, ayrıca Türkiye'nin jeopolitik konumunu ve kültürel devrimin önemini de vurgulayarak, bilinçli eylem ve bilimsel sosyalizmin pratikte uygulanması gerekliliğini savunmaktadır.
Metin, küresel ve ulusal düzeyde önemli siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümleri ele alan derinlemesine bir analiz sunmaktadır. Yazar, mevcut dünya düzenini Marksist bir perspektifle eleştirmekte ve Bilimsel Sosyalizm temelinde alternatif bir model önermektedir.
Ana Temalar:
- "Genel Kriz" ve Üretim Güçlerinin Zorlaması:
- Yazar, 1989 Malta Sözleşmesi ile dünyanın 1917'den sonra ikinci kez bir "genel kriz" dönemine girdiğini belirtir. Bu krizin, burjuva ideologlarının iddia ettiği gibi "komünizmin çöküşü" ya da "sosyalizmin krizi" olmadığını, aksine "üretim güçlerinin bilim-teknoloji devriminin, üretim ilişkilerini zorlamasından dolayı, hem tekelci kapitalizmi hem de devlet sosyalizmini 'krize' itmesidir." Bu durum, "dünya tarihinde ilk olarak, nesnel nedenlerini yaratmış olan yeniden-üretimin, dünyayı bir 'devrim krizi'ne sürüklemiş olmasıdır."
- Bu, "sürekli devrim" kavramının iktisadi altyapının çeperlerine vurduğu bir "Çan Sesleri" olarak yorumlanır.
- Bilim-Teknolojik Devrim ve Yeni Çağ:
- Metin, Bilim-Teknolojik Devrim'in hızla ilerlediğini ve "BİO-MANYETİK çağa" girildiğini vurgular. Bu devrimin ürünleri arasında "Okyanus Termal Enerji Dönüşüm Makinası", "Deniz-Güneş-Enerji Sistemi", "Kabinsiz savaş uçakları", "İletken plastikler -robotlar için plastik kaslar-", "Moleküler Bilgisayar", "Nöral Bilgisayar", "Gübresiz tahıl yetiştirilmesi", "İnorganik artıkları ve radyoaktiviteyi temizleyen bakteriler" ve "Uçan otomobil" gibi yenilikler sayılmaktadır. Yazar, bu ürünlerin "insanlığın hizmetinde rasyonel olarak kullanılmaya hazır" olduğunu belirtir.
- Bu atılımın, "Bilgi Berekettir" ve "En Yüce Değer Emek'tir" ilkeleriyle birleşerek yeni bir toplumsal düzene kapı aralaması gerektiğini savunur.
- Emperyalizmden "Uygar Sömürgecilik" ve "Sosyal Emperyalizm"e Geçiş:
- Metin, "Soğuk Savaş"ın (III. Yeniden Paylaşım için Egemenlik Savaşı) 1989'da Malta'da sona erdiğini ve Berlin'in IV. savaşın başlangıcını ilan ettiğini belirtir.
- Kapitalizmin 1967 iktisadi krizi sonrası "Kontrol-Yönelme Bilimi (Sibernetik)"nin başarılı uygulanmasıyla yeni bir evreye geçtiği ifade edilir. Kapitalizmin bu yeni aşaması "Uygar Sömürgecilik" ve "SOSYAL" emperyalizm olarak adlandırılır. Yazar, "Kapitalist-Emperyalizm, artık kendini 'Sosyal' göstermek Zorundadır. Sömürgeleri de artık 'Sivil-Toplum' modelleri olmak Zorundadır." Bu, "TEKELCİ KAPİTALİZM'in artık Universal-Global-Kozmopolit bir tek pazarda tam (perfect) HEGEMONYASINI ilân etmesinin materyalist-determinizminin bir sonucudur."
- "Sivil-Uygar-Toplum" çığlıklarının burjuvazi ve "eski" sosyalist hempaları tarafından ortaya atılmasının, burjuvazinin "Barış", "İnsan Hakları" ve "yeşillik" gibi kavramları bir "hap gibi yutturmaya" çalışmasıyla ilişkili olduğu vurgulanır.
- "Yeni Dünya Düzeni"nin Gizli Yüzü ve Masonik Örgütlenmeler:
- Metin, "Yeni Dünya Düzeni"nin görünmeyen yüzünün, universal medyalar (özellikle TV) ve masonik örgütlenmeler aracılığıyla yürütülen bir hegemonya mücadelesi olduğunu iddia eder. CFR, Bilderberg, Trilateral Komisyon, Yuvarlak Masa gibi oluşumların "mali-oligarşik örgütler" olarak "kültür-politikalarına yön verdikleri" belirtilir.
- "Hümanizm-İnsan Hakları, Çevrecilik-Ekologinizm, Feminizm, Demokratizm 'Yerel' Katılımcılık, Mondalizm-Globalizm, 'Küresel İşbirliği'-Barış çığırtkanlıkları, sınıf mücadelesini karıştırmadan/karıştırtmadan bayraklaştırılacaktır." Bu durumun genellikle "ahmak 'solcular' aracılığıyla" gerçekleştirildiği öne sürülür.
- Yazar, Masonluğun "gökten 'Şeytan' tarafından indirilmediğini" ancak "burjuvazinin doğuşu ve Yahudilikle kol-kola gelişmesi ile universal-kozmopolit burjuvazinin çıkarları doğrultusunda" ortaya çıkan bir örgütlenme olduğunu ifade eder. Masonik örgütlerin, "Siyonizmi de itici-güç olarak kullanarak günümüzdeki konumuna geldiği" ve "karşı-devrimci sızıntıların" aracı olduğu iddia edilir.
- Türkiye'nin Konumu ve İç Çelişkiler:
- Türkiye'nin "Güney ile Kuzey arasında yer aldığı" ve "Emperyalist/bugün/sosyal-emperyalist ülkelerin safında 'Kuzey'de yer almak istemesine" rağmen, universal mali-oligarşinin ona "Güney"de "Jandarmalık" rolü biçtiği belirtilir.
- Türkiye'nin ekonomik durumu istatistiklerle desteklenerek eleştirilir: yüksek enflasyon ve işsizlik, şirketlerin vergi kaçakçılıkları, lüks tüketimdeki artış ve halkın yaşadığı zorluklar. "Yani emekçilerden tıring diye alınmaktadır; ama feodal ideolojili arabesk-barbaresk tarım ve ticaret burjuvazisi... vergilerin açısı üç büyük kentteki proleter/proletek ve emekçilerin sırtından çıkmaktadır."
- Metin, "Türk-İslam Sentezi Milliyetçiliğinin ideologluğunu yapan Aydınlar Ocağı'nın bir Mason yuvası olması" gibi dikkat çekici bağlantılara değinir.
- "Nasıl Yapılmalı?" - Alternatif Model Önerisi:
- Yazar, insanların "karınlarını doyurmaları, barınmaları ve çoğalmalarının zorunlu" olduğunu ve diğer gereksinmelerin "emeğin fiziki ve zihni yeteneklerinin bütünü olan kapasite"lerini artırdığını belirtir.
- Üretim Araçlarının Toplumsal Mülkiyeti: Temel ilke, üretim araçlarının "merkezin, devletin, partinin ya da özel-tüzel kişilerin değil- bizzat/fiilen o üretim birimlerinde çalışan emekçilerin -her türlü- tasarrufu" altında olmasıdır. "çalışmayana ekmek yoktur!"
- Kırkentler ve Bilimkentler:Kırkentler: Tarımsal işletmelerin merkezleri olup, "kendine yeterlilik" ve "takas için üretim" bazında organize edilmelidir. Doğal tarım, su ürünleri, hayvancılık, ağaç ve orman ürünleri, fabri-agri ve bio-agri gibi alt dalları içermelidir.
- Bilimkentler: Eğitim, öğretim, bilim, teknik, sanat, yaratım ve dağıtım merkezleri olarak kurulmalıdır. "Herkesin Yeteneğinden İhtiyacına Göre" ilkesinin yaşam bulduğu yerler olmalıdır. Bilimkentler, kırkentlerle orantılı olarak yaygınlaştırılmalı ve aralarında "yarışma" (rekabet değil) ve "bilgi takası" olmalıdır.
- Sanayi, Madencilik ve Ulaşım: Sanayi ve madencilik de kırkentlerde organize edilecek, çevreye duyarlı ve teknolojik gelişmelerle entegre edilecektir. Ulaşımda "en ucuz, en rahat, en hızlı toplumsal hareketliliğin sağlanması" hedeflenir, bireysel ulaşım ise bir hobi aracı haline getirilecektir.
- Sağlık ve Öğretim: Sağlık merkezleri bilimkentler olacak, her üretim ünitesinde modern sağlık tedbirleri bulunacaktır. Eğitim yerine "Poli-Teknik öğretim" esas alınacak, bilginin üretim ve paylaşımına odaklanılacaktır. Çocukların ruh sağlığı, yeteneklerin geliştirilmesi ve üstün zekalılar için özel akademiler gibi konulara vurgu yapılır.
- Doğa ve Enerji: Verimli alanlar tarıma ayrılırken, kırkentler ve bilimkentler kıraç arazilere ve dağ yamaçlarına kurulacaktır. Enerji, her kent bazında doğal kaynaklardan elde edilecek (güneş, rüzgar, dalga vb.) ve bireysel evlerin kendi kendine yeterliliği desteklenecektir.
- Öz-Savunma ve Milisler: Mevcut militarist yapıya karşı "Anti-Militarist" bir önlem olarak "ÖZ-SAVUNMA" önerilir. "Çelik Çekirdek" birimler ve milisler oluşturulacak, "15'inden 65'ine" kadar yurtseverler gönüllülük esasına göre örgütlenecektir. Üretim birimleri aynı zamanda savunma merkezleri olacak, askeri harcamalar okul, hastane gibi hizmetlere aktarılacaktır. "En güçlü silahın ise, emeğin verimliliğinin yaratıcı gücü olduğu-insan olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır."
- Haber Alma ve Öz-İletişim: Kitlesel Haberalma ve "Gerçekleri Halka Açıklama Kampanyası" ile burjuva medyasının "ideolojik kalkanları delinecektir." "Öz-İletişim, Öz-Yönetimin en önemli ideolojik aracı" ve "en güçlü silahı" olacaktır. Medyanın emekçi kitlelerin hizmetine sunulması gerektiği vurgulanır.
- Siyasal-Kültür ve Yöntem: Materyalist Polyalektik:
- Metin, "Siyasal Kültür"ü "Altyapı üzerinde yükselen üstyapı kuramlarını... emeğin üretkenliğini esas alarak TOPLUMSALLAŞTIRMAYI" anlamak ve önermek olarak tanımlar.
- "Materyalist Polyalektik", bu metnin temel felsefi yöntemidir. Tez/antitez/sentez kısır döngüsünü aşmayı hedefler. "Bu, bilimsel Sosyalizmin Prosedür'ü olduğu için; doğa bilimlerine paralel olarak geliştiği için; her kelime ve kavramın, madde/hareket özdeş Nesnelliğinin, mekân/zaman Gerçekliğinde ifade edilmesi olarak çok önemi vardır. Biz buna, Terminolojiye sahip çıkıp yaşama geçirmek, diyoruz."
- Materyalist Polyalektik, "Çağdaş Bilimsel Sosyalizmin Marksist Bilinçli Eylem (Praxis) inin eleştirici, sürekli-devrimci YÖNTEMİdir."
- Yazar, İslamiyet'in "Yahudiliğin yadsınması" ve "köklü bir reformu" içerdiğini savunarak, Marx, Engels ve Lenin'in İslamiyet'e ve Müslümanlarla ittifak kurmaya yaklaşımlarını örnek gösterir. "İslamiyet'te hâlâ sürmekte olan 'Zâhir-Bâtın/Softa-Sufî kavgasının kaynağı da budur. Bunu kavrayabilmiş (fethetmiş) olan, İslami İlkel-Komünistler olan Fehim Mutasavvuflardan Abdülkadir Ezcevri, Marx'dan 500 yıl önce Yeni-İnsan anlamında 'İnsan-i Kamil' fikrini ortaya atmış..."
- Yeni İnsanlık ve Devrimci Ahlak:
- Metin, "YENİ-İNSAN" kavramını ortaya koyar: "BEN-MERKEZ (Ego-Center)... Bireysel, Kendine ve Birlikteliğe güvenen, bireysel sorumluluğunu yaşamda birlikte paylaşabilen şahsiyet (person) bilincine varmış, oto-dinamik, Ortodoks (İlkesel-'Öz'- Köktenci), Özeleştirici 'başkaları ne derse desin!'. Praksisin Nesnel Gerçekçi Yöntemidir." Bu insan, "Kültür Devrimi'ni Kişisel olarak kavrayıp-başarmış; Coşku/Duygu/İrade'sine Akıl/Bilgi/Bilinç'i yön verir. Bunun için Yetingen/Yetkin/Yaratıcıdır."
- "Devrimci Ahlak" ise "İnsani Halk Sevgisi. Dürüstlük. Yüreklilik. Yoldaşlık Bağı ve Emek Sevgisidir. Bu alçak gönüllülük, ÖZVERİ sorunudur."
En Önemli Fikirler/Gerçekler:
- Küresel Krizin Gerçek Nedenleri: Krizin, bilim-teknoloji devriminin üretim ilişkilerini zorlamasından kaynaklandığı ve hem kapitalizmi hem de devlet sosyalizmini etkilediği tezi.
- "Uygar Sömürgecilik" ve "Sosyal Emperyalizm" Kavramları: Kapitalizmin kendini "sosyal" göstermek zorunda kaldığı ve sömürgelerini "sivil toplum" modellerine dönüştürdüğü yeni aşaması.
- Masonik Örgütlenmelerin Rolü: Küresel mali-oligarşinin ve Yeni Dünya Düzeni'nin ardındaki ideolojik ve örgütsel güç olarak Masonluğun vurgulanması.
- Türkiye'nin Jeopolitik ve Ekonomik Konumu: Türkiye'nin "Neo" Mandaterizmin kıskacında olduğu ve emperyalist güçler tarafından "Jandarmalık" rolüne itildiği eleştirisi.
- "Materyalist Polyalektik" Yöntemi: Bilimsel Sosyalizm'in temelini oluşturan, tez/antitez/sentez kısır döngüsünü aşan eleştirel ve sürekli devrimci bir yöntem.
- Öz-Yönetimci Çağdaş Bilimsel Sosyalizm Modeli: Üretim araçlarının doğrudan emekçilerin tasarrufunda olduğu, Kırkentler ve Bilimkentler ile örgütlenmiş, öz-savunma ve öz-iletişime dayalı bir toplumsal ve ekonomik sistem önerisi.
- Yeni İnsanlık ve Kültür Devrimi: İnsan(lar)ın "İnsan-ı Kamil" olarak kendi bireysel kültür devrimlerini gerçekleştirmesi ve toplumsal sorumlulukla özgürleşmesi hedefi.
Metin, mevcut dünya düzenine eleştirel bir bakış sunarken, alternatif bir toplumsal yapılanma için kapsamlı ve detaylı öneriler sunmaktadır. Bu öneriler, Marksist felsefe ve pratikten beslenirken, güncel bilimsel ve teknolojik gelişmeleri de kendi çözümlemelerine dahil etmektedir.